17 Aralık 2011


Sene 2002 sanırım, orta bir miyim neyim o zamanlar, bu saatte hesap yapacak kadar kafam çalışmadı da, o civarlar olsa gerek. Çok da büyük olmak istemiyorum açıkçası, anlatacağım şeyi düşününce. Baştan söylüyorum çok gülmeyin halime, napayım yani, sizin de vardır böyle hatıralarınız elbet, ya da yoktur belki, bilemedim. Neyse başlıyorum; o zamanlar Hüseyin adında biri vardı bizim yazlıkta, ama çocuk da çocuk hani, masmavi gözler pürüzsüz bembeyaz ten falan, Kıvanç Tatlıtuğ'un küçüklüğü mübarek. Bizim o taraflara da çok sık gelmiyordu annesi babası ayrıydı, bok varmış gibi babasıyla Didim'e gidiyordu haspam, öyle yaz boyu bir bilemedin iki haftalığına anca gelirdi. Her gün denize giderken acaba gelmişler midir diye çaktırmadan evlerine bakıyordum heyecanlı heyecanlı. O zamanlar öyle mesaj hakları da yok, çağrı atıyoruz birbirimize sürekli meşhur 3310'larımızla.

Hiç unutmuyorum bir gün sahil kenarındayız, bir tane yuvarlak uyduruk taş verdi bana saklayayım diye. Ben de aşkımızın simgesi olarak gördüğüm o taşı, onun olmadığı günlerde yanımda taşımaya başladım. Ufak bir şeyde değildi ha, öyle cüzdana müzdana falan koyacak, elimde ordan oraya taşıdım beraberimde günlerce. Arkadaşlarım dalga geçiyor benimle ama umrumda değil, aksine hoşuma gidiyor yaptığım, seviyorum ya onu, kendimce ispatlıyorum öyle ele güne. Sonra ben düşürdüm tabi bunu. Ah dedim nasıl olur, nasıl kaybederim diye kendimi paralıyorum, arayalım nolur diye arkadaşlarımın başının etini yiyorum, görmelisiniz halimi. Her yeri didik didik ettim yollar mollar, sahil, ev, derken buldum taşımı. Baktım kaybolacak gene, dedim evde saklayayım ben bunu. Bir süre de öyle durdu, varlığını unuttum sonra sakladığım yerde, bulduğumda da çöpü boyladı. 

Şimdi diyorumda keşke aşkımızın değil de mallığımın bir simgesi olarak saklasaydım onu. Ah işte ergenliğe girmeden önceki hali bile böyle olan bir kızdan, büyüyünce ne bekleyebilirsin ki? Kıssadan hisse; o zaman da maldım, hala malım. Taş maş saklamıyorum tabi artık, valla bak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder