4 Aralık 2011

Hayatta en çok korktuğum şey babam gibi olmak benim.
Başıma gelen en güzel şey ise babam...
Niye mi böyle diyorum?

Ben ömrü hayatımda bu kadar vefakar, evcimen, çoluğu çocuğu için didinen, sevgi dolu bir insan görmedim çünkü. Yemez yedirir, giymez giydirir derler ya, öyledir benim babam. Hangi arkadaşımla tanıştırsam, her zaman hayran bıraktı kendine. Bazılarının gözleri doldu hatta, kendi babasıyla karşılaştırıp "ne kadar şanslısın be cansu" ve "arkanda kapı gibi baban var senin" cümlelerini ne kadar çok duydum. El bebek gül bebek gibi, prensesler gibi büyütüldüm ben.

Böyle bir babaya sahip olmanın getirdiği korkulardan biri de, babam gibi olmak düşüncesi. Elimde değil sanki, böyle görmüşüm, böylesine seveceğim ben de karşımdakini, çocuğum gibi, canım ciğerim gibi. Sanki sırf bu yüzden çok acı çekecekmişim gibi hissetmem... Ayrıca ister istemez babam gibi biri olsun da istiyorum. Söz konusu olan şey baba ocağında hissettiğim bu güven, huzur, bu aile kavramı. Böyle kalp kalp her şey, masal gibi, pespembe.

Bazen ümitsizliğe düşüp de o aradığım hayatımın erkeğinin hiç bir zaman hayatıma girmeyeceğinden korktuğum zamanlarda, babama bakıyorum tekrar, keşke bu kadar fazla bakmasaydı bana diyorum...

Sevgi, huzur, güven limitimi babamla doldurmuş gibi hissediyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder