Az sonra o "aman memleket nereye gidiyor" "ah satılmadık kuruluş kalmadı" "şehitlerimizin hesabını sorun lan itler" temalı düşüncelerimi kendime saklayıp ilk siyasi içerikli yazımı yazacağım. Bu günün paylaşılan, tepkiler yağdırılan feysbuk haberimiz şu; bülent arıncın (büyük harfle başlamayarak dilbilgisi kurallarını ihlal ettiğimi biliyorum, tasalanma) yeni mezun oğlu, bay bilmemne'nin danışmanı olmuş. Haydaa!
Şimdi objektif olarak düşünmek lazım. Benim babam akp yandaşı olacak, ekmeğimiz elden suyumuz gölden olacak; ben ne çalışması ya, ne çalışması ohoo elimdeki baba paralarını Cem Yılmaz misali saçar saçar dururum... Sen, sözüm ona dürüst insan, Game of thrones karakteri Petyr Baelish'in şuan hatırlayamadığım repliği gibi işte. Onu da götümden uydurursam şöyleki; Kraliyetten biriysen işin kolay, geri kalanlar çabalamak zorundadır.
Tutamadım ben onu aklımda, tutamadım. Bilen varsa söylese ya, çukulat alırım?
21 Haziran 2012
16 Haziran 2012
Ben açık konuşmak gerekirse pek dininde imanında olan biri değilim.
Ezan okunurken müzik de dinlerim, öpüşürüm de. İstiklal Marşı esnasında nerede olursam olayım saygı duruşunda duran veyahut mezarlık önünden geçerken müziğin sesini kapatan ben, aynı saygıyı ezana gösterememe nedenim ise gayet şımarıkça; aileden böyle görmedim napayım.
Hatta abdest almayı bile birkaç yıl öncesine kadar bilmiyordum da kafama vura vura öğretti dış baskılar. (Sevgi bokuna o da.) Hoş, sorsan şimdi "3 kollara 3 burna 3 ağza bir de vücuda hop bitti" yanıtı alırsın benden... Napayım yani?
"Gavur izmirli işte" dediğinizi duyar gibiyim. Desinler değişemem...
Bu yazının çıkış noktası ise bugünün kandil olması. Belli bir yaşa kadar cevap yazardım gelen mesajlara, uzun zamandır konuşmadığın insanların halini hatrını sorma, numaralarını sildiklerimi geri ekleme fırsatı olarak görürdüm; "Saol senin de kandilin mübarek olsun, nasılsın nasıl gidiyor bakalım?"...
Kandil nedir onu bile bilmiyorum ki ben, neyine cevap yazayım mantığıyla bir süredir gelen mesajları okumuyorum... İnsanlar bu kız kafir herhalde düşüncesiyle midir, yoksa benimle aynı kafada olduklarından mıdır nedir, bugün bir allahın kulu toplu mesaj bile göndermedi yahu.
Yalnız gene de en yakın iki arkadaşım mesaj atmak yerine arayıp kutlamayı tercih ettiler. En azından onlar öğrenmişler ki Cansu cevap yazmıyor, arayalım bari şu hatunu...
Hatta abdest almayı bile birkaç yıl öncesine kadar bilmiyordum da kafama vura vura öğretti dış baskılar. (Sevgi bokuna o da.) Hoş, sorsan şimdi "3 kollara 3 burna 3 ağza bir de vücuda hop bitti" yanıtı alırsın benden... Napayım yani?
"Gavur izmirli işte" dediğinizi duyar gibiyim. Desinler değişemem...
Bu yazının çıkış noktası ise bugünün kandil olması. Belli bir yaşa kadar cevap yazardım gelen mesajlara, uzun zamandır konuşmadığın insanların halini hatrını sorma, numaralarını sildiklerimi geri ekleme fırsatı olarak görürdüm; "Saol senin de kandilin mübarek olsun, nasılsın nasıl gidiyor bakalım?"...
Kandil nedir onu bile bilmiyorum ki ben, neyine cevap yazayım mantığıyla bir süredir gelen mesajları okumuyorum... İnsanlar bu kız kafir herhalde düşüncesiyle midir, yoksa benimle aynı kafada olduklarından mıdır nedir, bugün bir allahın kulu toplu mesaj bile göndermedi yahu.
Yalnız gene de en yakın iki arkadaşım mesaj atmak yerine arayıp kutlamayı tercih ettiler. En azından onlar öğrenmişler ki Cansu cevap yazmıyor, arayalım bari şu hatunu...
9 Haziran 2012
En sevdiği kalemiyle yazmıştı kız o son hikayesini sarı sayfalara.
Kendi kafasında kurduğu o dünya öylesine güzeldi ki,
Yazdıkça yazmak istedi durmadan, durağanlaşmadan.
Yer yer göz yaşları karışmıştı mürekkebine kaleminin.
...
Bazı şeyler içtenlikle, bazı şeyler laf olsun diye söylenir.
Dünyanın en güzel yazısını,
Dünyanın en güzel cümlesini de kursan
mimiklerin, bakışların seni desteklemiyorsa sıfırsın sıfır.
Halbuki aynı cümle değil mi? Değil işte...
Kendi kafasında kurduğu o dünya öylesine güzeldi ki,
Yazdıkça yazmak istedi durmadan, durağanlaşmadan.
Yer yer göz yaşları karışmıştı mürekkebine kaleminin.
...
Bazı şeyler içtenlikle, bazı şeyler laf olsun diye söylenir.
Dünyanın en güzel yazısını,
Dünyanın en güzel cümlesini de kursan
mimiklerin, bakışların seni desteklemiyorsa sıfırsın sıfır.
Halbuki aynı cümle değil mi? Değil işte...