16 Aralık 2011

Müthiş bi' kulağı olan bir annenin yeteneksiz kızıyım ben. Ömrüm boyunca ne flüt çalabildim doğru düzgün, ne de ritm tutabildim. Aksine annem de ud çalar, keman çalar, mandolin çalar. Bir şarkı mırıldan, yarım saate çıkartır hemen sana, başlar tıngırdamaya. Birkaç yıldır gittiği TSM korosunda, bu gece Güzelyalı Kültür Merkezi'nde konserleri vardı. Gururlandım gururlanmasına; fakat o kadar yavaş şarkılar türküler çaldılar ki, ninni gibi geldi bana, başladım uyuklamaya. Her alkış arasında, ki baya gürültülü oluyordu o alkışlar, benim kafa hoop gidiyordu. Bir ara ciddi boyun ağrısı çektim.
Sonra bir ara gözlerimi araladım, aralamaz olaydım. Hayrettin Karaca ve Ayşe Mayda'nın kim olduklarını bilmeyenler vardır elbet, ama ben anlatmayacağım. Konuk olarak bu ikili de bulunuyordu salonda. Gözlerimi araladığımda dans ediyorlardı ve öyle güzel görünüyorlardı ki, gözlerim doldu inceden. Allahım işine karışmak gibi olmasında, bana kalırsa 45'imi göreyim sonra al gari de, hani olur ya, böyle ton ton neşe dolu bir hayatım olur ya benim de, bırak göreyim 80'i be. Çok net olmasa da resimlerini de yayınlıyorum, yanda buyrun bakın. Uyku kaçtı tabi benim onları görünce, kafada dönüyor düşünceler hemen, torunlarımı falan hayal ediyorum boy boy. Ara mara verildi ardından, milleti ittire kaktıra indim aşağıya.
Bu arada bacak kası yapar insan o fındık kadar aralardan geçecem diye balerin oldum mübarek, külfet valla tam ortada oturmak, neyse işte indim aşağıya. Bizim -hemen sahiplenirim- Hayrettin dede tuvalete gidecek ama bayanlar sarmış dört bir yanını bırakmıyor, resim mesim olayları işte, esprili bir şekilde hiç erkek yok mu kurtarın beni diyor kıyamam. Neyse kaçtı sonra kaşla göz arasında, biz de kapısında bekliyoruz, annem çek beni de çek ay ben çok seviyorum bu adamı falan triplerine girdi liseli kızlar gibi kalp kalp gözleri. Adamcağız çıktı tuvaletten ellerini yıkıyor. Heh dedim anne geç yanına da çekeyim, yanımda duran amcalardan biri, döndü bana ne dese beğenirsin? "Aa bi' rahat bırak da ellerini yıkasın ayıp ayıp" şimdi şaka yapıyorum desem kafası basmaz, dedim susayım bari.
Ayrıca yılbaşının yaklaştığı şu günlerde size de noel babayı anımsatmadı mı bu ton ton pamuk amca? Üzerine kırmızı cicilerini de giymiş üstelik, tutacaktım kolundan Kayıp Santa filmindeki gibi gel benimle çok işimiz var geyiklerin dışarıda bekliyor, seni gökyüzüne çıkaracağız diye, kaldırmaz kalbi malbi diye vazgeçtim. Ee buarada sahi siz neler yapıyorsunuz yılbaşında, planlar yapıldı mı bakayım? Ben ilk defa evde öyle ebeveynlerimle PTT (pijama terlik tv) yapmayım diyorum, ama yalan olacak gibi görünüyor. Neyse konudan sapmaya başladım sanırım. Aslında bu konu üzerinden anlatacağım başka da bir şey kalmadı. Son olarak gün değerlendirmem şöyleki; çok eğlendiğim söylenemez ama anneciğimin o kalp kalp gözlerini ve elleriyle ritm tutan şarkılara eşlik eden babamın o neşesini görmeye değerdi yahu. Üstelik bir saate yakın süre de uyudum bile. Yalova'da görüşmek üzere pamuk dede, sırf senin için para biriktirip geleceğim yanına!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder