Güzelyalı balıkçısını bilirsiniz belki, Mithatpaşa Caddesi'nde, karakolun orada hemen. Heh işte biz o balıkçının üzerinde çatı katında otururduk yıllar yıllar önce. Bahsettiğim bu yıllarda ben ilkokula gitmiyorum, abim de 12-13 yaşlarında sümüklü bir velet daha...
Benim çocukluğum abimin yaramazlık hikayelerini dinleyerek ya da onlara ortak olarak geçti.
Banyomuzu hatırlıyorum hayal meyal, büyükçeydi mavi seramikti her yer. Mavi küvetimizin yanında benim lazımlığım dururdu, pembe küçük bi şey. Popom da tabi küçüktü o zamanlar. Onun biraz ilersinde de çamaşır makinemiz vardı, üzerinde büssürü deterjanlar bilmem neler. Mantıken -abimin mantığı tabi bu- bir temizlik deterjanı güzel temizliyorsa, üç dört tanesi birlikte daha güzel temizler. Biz de birleştirip, yok güneşte bekletip, yok su ekleyip "süper deterjan" yapmaya çalışıyorduk.
O zamandan belliymiş abimin akıllı yaratıcı biri olacağı. Bense hep suç ortağıydım işin uygulama taraflarında ve hep pataklanırdım. Hiç unutmuyorum bir keresinde naptıysa artık, kafam yamuk kalmıştı, düzeltemedim bi' süre öyle sola yatıyodu hafif. Sonra yatağın üzerine çıkardık mesela, sözde dövüşeceğiz abimle, ama o beni pata küte döverdi. Gözüme boncuk mermi atmışlığı da var, uzar gider böyle... Abim akıllı yaratıcı komik mükemmel biriyken, ben oldum mal. Sanırım psikologlar çocukluklara inmekte haklı. Genetik menetik yalan.
O zamandan belliymiş abimin akıllı yaratıcı biri olacağı. Bense hep suç ortağıydım işin uygulama taraflarında ve hep pataklanırdım. Hiç unutmuyorum bir keresinde naptıysa artık, kafam yamuk kalmıştı, düzeltemedim bi' süre öyle sola yatıyodu hafif. Sonra yatağın üzerine çıkardık mesela, sözde dövüşeceğiz abimle, ama o beni pata küte döverdi. Gözüme boncuk mermi atmışlığı da var, uzar gider böyle... Abim akıllı yaratıcı komik mükemmel biriyken, ben oldum mal. Sanırım psikologlar çocukluklara inmekte haklı. Genetik menetik yalan.
Annemin anlattığına göre bir gün gelen şikayetlerden bezmişler artık, cezalandırmışlar abimi, evde bırakıp fındık kadar çocuğu çıkmışlar dışarı. Abim de almış yumurtaları tek tek aşşadan geçenlerin kafalarına atmaya başlamış, yoldan geçen bi adamın kafasına çaaat diye isabet etmiş biri. Gene şikayet tabi...
Diceğim o ki ona hep içten içe özendiğimden, o duyduğum hikayeleri, sağda solda kendi başımdan geçmiş gibi anlattığım zamanlar oldu ilerleyen yaşlarımda, ama gel görki benim tek yaramazlığım şöyle bir şey;
Yan apartmanımızın çatı katı bizim biraz altımızda kalıyordu. Hayal meyal hatırlıyorum abim yaşlarında iki velet otururdu orada, birinin adı Serhat'tı. Sarışın hafif, cılız, yumurta kafalı. Bir gün ben de evde yalnızım. Gittim dolaptan yumurtalar aldım, onları uslu uslu boyuyorum; ama bir yandan da abimin bu hikayesini düşünüyorum. Şeytan dürttü, ben de aldım yumurtaları, yan apartmanımızdaki o yumurta kafalının balkonlarına tam atacakken; "atma baaak seni anneme söylerim" diyerek balkona çıkan bi veletle göz göze geldim. Benden cılız bi ses; "özür dilerimm söyleme lütfeeen" ... Cümlemin yarısına gelemeden içeri kaçmıştım bile...
Yan apartmanımızın çatı katı bizim biraz altımızda kalıyordu. Hayal meyal hatırlıyorum abim yaşlarında iki velet otururdu orada, birinin adı Serhat'tı. Sarışın hafif, cılız, yumurta kafalı. Bir gün ben de evde yalnızım. Gittim dolaptan yumurtalar aldım, onları uslu uslu boyuyorum; ama bir yandan da abimin bu hikayesini düşünüyorum. Şeytan dürttü, ben de aldım yumurtaları, yan apartmanımızdaki o yumurta kafalının balkonlarına tam atacakken; "atma baaak seni anneme söylerim" diyerek balkona çıkan bi veletle göz göze geldim. Benden cılız bi ses; "özür dilerimm söyleme lütfeeen" ... Cümlemin yarısına gelemeden içeri kaçmıştım bile...
Yaramaz çocuğun uslu kardeşiydim ben
Hep onu örnek alan, ama hiç onun gibi olamayan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder