Bir arkadaşını, eski sevgilini ya da hoşlandığın çocuğu merak ettiğinde telefona sarılmak yerine facebook profiline bakmakta alıyorsun soluğu. Bu gün ne yaptı acaba düşüncesiyle gün içinde bin bir defa bakıyorsun twitter'ına, foursquare'ine. Seninle ilgili yazmış olabileceği tanıdık cümleler arıyorsun, bunlarla mutlu oluyorsun. Hadi kabul et, sevgilinle ettiğin kavgaların da %60'ı internette ne bok yediğiyle alakalı; hadi kabul et fırsatını buldun mu didik didik ediyorsun Chrome geçmişini, facebook hareket dökümünü, kime ne yazdığını... Birini mi beğendin, adını öğrenmen yeter ya yakınlaşmana; hemen gönder arkadaşlık isteğini, o sana yorum yapsın, sen onun resmini beğen, çevrim içi mi gördün kaçırma hemen yaz 'slm nbr?' Modern zamanlardaa aşk dibdidirırum...
Sizi de yormuyor mu sahi bu böyle, bir tık uzaklığı?
Hayatımı altüst edecek bir şey yaşadığımdan değil, sadece bu "Hakkında bildiğin ya da bildiğini sandığın şeylerin %70'i facebook veyahut twitter paylaşımlarından ibaret olduğu sürece birini tanıyor sayılmazsın halbuki. Google'a adını yazmakla ulaştığın ne yaptı ne sıçtı ne yedi temalı sayfalarda bulamazsın." sebebinden ötürü, biraz daha geri planda yaşamak niyetiyle sosyal paylaşım ağlarıyla ilişiğimi kesmiş bulunmaktayım. Yalnızlığım ağır bastığında, harcayacak çok zamanım olduğunda, dönerim belki ben de, kim bilir...
Not: Blog hariç. 'İntihar edecem' desem çıkıp birinin 'yapma' diyeceğini sanmayacak kadar yalnız olduğumu düşünüyorum burada.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder